Çöl – Didem G. Ayan

Çöl

demek sıcaktan kavrulmuş kumlar, kuraklık, susuzluk ve tüm bunların içinde bitkin düşmek ve o kavrulmuş kumların arasında kaybolmak demek olabilir çoğunuz için.
Fakat; Dünya üzerinde insanın en az, yıldız ve evrenin en fazla olduğu yer, gecenin gündüzden, gündüzün geceden farklı olmadığı, insanın insanda kalabildiği tek yerdir belki de yeryüzünde. Huzur arayan her insan engin denizleri, sonsuz yeşilliği veya masmavi bir gökyüzünü düşünür gözlerini kapayıp. Evet huzur getirir engin denizler, masmavi gökyüzü, yemyeşil düzlükler ya da dağlar. Fakat ya huzurdan ötesi olan bir yer varsa ?

Öyle bir yer düşünün ki nefesinizin sesi, zamanın tüm sakinliği içerisinde kulaklarınıza kadar gelsin, zihninize dokunsun. Başınızın tepesindeki milyarlarca yıldız gibi, ayaklarınızın altındaki milyarlarca kum tanesi tüm varlığınızı çevrelerken, duyduğunuz tek ses ‘nefesinizin’ sesi olsun. Sessizliğin sesinin olduğunu ve bunun da en derininizden, içinizden geldiğini anladığınız yerlerdir çöller ve belki de zamanın durduğu, dünyevi zevklerden arındığın, koca evrendeki bitmek tükenmez döngülerin içinde
ayağının altındaki kum tanesinden, başının tepesindeki yıldıza kadar olan yolculuğunu anlamlandırabileceğin ya da seni buna davet eden yerdir çöL.

Günlük hayatın tüm koşturmacalarının anlamsız geldiği, attığın her adımda varlığını sorguladığın ve nefesinle bütünleştiğin en masalsı, ama bir o kadar gerçektir çöllerdeki deneyim. Tüm tabuların yıkılıp, tüm büyüsüyle seni içine çekerken artık geriye sadece geceyle gündüzün olmadığı, başının ve sonunun var olmadığı o sonsuz boşlukta ve sonsuz nefesinin içinde her şeyden arınmış sen kalır. Tıpkı en içten, en derinlerine dokunarak yapılan bir yoga pratiği gibi, matının sınırlarının dışındaki dünyanın kaybolması gibi, çölün sınırlarının dışındaki dünya da yok olup gider, her şey tüm masalsılığı ile devam eder. Zihin bedenden uzaklaşırken ‘sen’i bedenine davet eder.
Bu yüzdendir bir yoga pratiği ile çöl deneyimini birleştirmem. Zamanı durdurabilmenin iki ayrı yoludur ikisi de. Çöllerde zaman yoktur, gece karanlığında ne kadar bulut olsa da gökyüzünde ay tepededir, ışık daimdir. Sessizlik iç sesine davet eder seni, kendinle buluşmaya, koskoca evrenin içinde ne kadar güzel bir yerinin olduğunu anlamaya davet eder seni, tıpkı en içten duygularla yapılan bir yoga pratiği gibi. Tüm bu uçsuz bucaksızlık, tüm bu kendinde, kendini bulma, bir kum tanesi veya bir yıldız olabilme hali asanaların içinde ruhunla bütünleşir sen asana olurken ve evrenin ta kendisi olabileceğin tüm masalsılığıyla ruhunla buluşur matının üzerinde.

No Replies to "Çöl - Didem G. Ayan"

    Leave a reply